Yurt Dışı Turları Uçak Profesyonel Rehberli

Uçaklı Orta Avrupa Turu

MACARİSTAN – SLOVAKYA – AVUSTURYA – ÇEK CUMHURİYETİ Budapeşte (1 Gece) – Szentendre – Estergon – Bratislava (1 Gece) – Viyana (1 Gece) Cesky Krumlov – Prag (2 Gece) – Terezin Kampı – Karlovy Vary

Süre
5 Gece / 6 Gün
Ulaşım
Uçak

Tur Hakkında

İSTEĞE BAĞLI ORTA AVRUPA EĞLENCE PROGRAMLARI

 

Macar Gecesi Turu (70 €)

Yemekli-Limitsiz Şarap İkramlı Macar Gecesi, şehrin gerek mimarisi gerekse dekorasyonu ile en otantik restoranlarından birinde gerçekleştirilmektedir. Meşhur Macar Gipsy Orkestrasının müzikleri eşliğinde, Macar mutfağının geleneksel tatlarından oluşan yemeğimizin ve geleneksel kıyafetlerle yapılacak Macar danslarının tadını çıkaracağımız programımız iki saat sürecektir.

Tuna Nehri Tekne Turu (40 €)

Budapeşte’de, Avrupa’nın en güzel nehir turlarının başında gösterilen Tuna Nehri Tekne Turumuz, ilgili anlatımlar eşliğinde, özel tekne ile ve bir içki/içecek servisiyle gerçekleştirilecektir. Bu keyifli turumuz 1 saat sürecektir.

 

Orta Çağ Gecesi Turu (80 €)

Yemekli, limitsiz şarap ve bira, Macar limitli şarap. (Kişi başı 500 ml.) ile Show Programlı Orta Çağ Gecesi, Prag’ın 400 yıllık tarihi restoranında gerçekleştirilmektedir. Hem yemeğimizin hem de zengin görsel şovların tadını çıkaracağımız bu sürprizli gecede Dansçı Esir Kızlar masanızda size eşlik edebilir. Ateş Dansçıları, Dilenciler, Korsanlar yanınızdan geçebilir ve sizler de bu masalsı orta çağ atmosferinde kaybolabilirsiniz. İki buçuk saat sürecek bu renkli geceyi kaçırmamanızı özellikle tavsiye ederiz.

Vltava Nehri Tekne Turu (55 €)

Şehri tam ortasından ikiye bölen ve kente hayat veren kanallarıyla ünlü Vltava Nehri üzerinde yapacağımız açık büfe yemekli ve limitli içkili turumuzda, Panama ve Süveyş Kanallarına benzeyen kanallardan geçerken teknemizin havuzlar içerisinde yükselme ve alçalmalarını deneyimliyoruz. Charles Köprüsü altından geçerken dilek tutulması turistik bir gelenek haline gelmiş olan turumuz iki saat sürecektir.

Tur Programı

1

1. GÜN: İZMİR – BUDAPEŞTE

İzmir Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde, saat 03.00’te SunExpress Havayolları kontuarı önünde rehberimizle buluşuyoruz. Check-in ve bagaj işlemlerinin ardından, saat 06.10’da SunExpress’in direkt uçuşu ile Budapeşte’ye hareket ediyoruz. Yerel saatle 07.30’da Budapeşte Franz Liszt Uluslararası Havalimanı’na varışımızı takiben bizi bekleyen aracımızla şehir merkezine doğru yol alıyoruz. Yaklaşık 145 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kalan, 1873’te Buda ve Peşte’nin birleşmesiyle bugünkü kimliğine kavuşan başkent Budapeşte’yi gezmeye başlıyoruz. Panoramik turumuzun ilk durağı, Macarların yeni yurtlarına gelişlerinin 1000. yılı anısına 1896’da inşa edilen Kahramanlar Meydanı olacak. Burada Milenyum Anıtı ile Macar tarihinin önde gelen kahramanlarının heykellerini ve ilgili çevre yapılarını görüyoruz. Ardından UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Andrássy Bulvarı boyunca ilerleyerek Buda tarafına geçiyoruz. Buda Kalesi bölgesindeki yürüyüş turumuzda, tarihi saray yapıları, Cumhurbaşkanlığı Köşkü, şehrin simgelerinden Matthias Kilisesi, Balıkçılar Burcu, Kutsal Üçleme Anıtı ve bölgenin karakteristik sivil mimari örneklerini görüyor; Budapeşte’nin en etkileyici manzaralarının keyfini çıkarıyoruz. Turun devamında tekrar Peşte tarafına geçerek şehrin en canlı noktalarından Váci Caddesinde öğle yemeği, gezinti ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanın ardından arzu eden misafirlerimizle, isteğe bağlı 1 saatlik Tuna Nehri Tekne Turuna katılıyoruz. Bu keyifli tur sırasında, şehrin iki yakasında sıralanan mimari hazineleri ve Budapeşte’nin ünlü köprülerini panoramik olarak izliyoruz. Tekne turunun ardından otelimize yerleşiyoruz. Akşam dileyen misafirlerimizle birlikte, isteğe bağlı Macar Gecesi programı için otelden ayrılıyoruz. Kent dışında, orman içinde yer alan otantik bir restoranda düzenlenen bu özel gecede, Macar Gipsy Orkestrası eşliğinde geleneksel dans gösterilerini izliyor; limitli şarap eşliğinde Macar mutfağının seçkin lezzetlerinin tadına varıyoruz. Yaklaşık 1 saat 45 dakika süren bu keyifli programın ardından otelimize dönüyoruz. Konaklama Budapeşte’deki otelimizde. NOT: Tuna Tekne Turu’na katılmak istemeyen misafirlerimiz, tekne kalkış noktasının yakınındaki sahil şeridinde vakit geçirebilir veya çevredeki kafelerde keyifli bir mola verebilirler. NOT: Prag’daki gece etkinliklerimiz olan “Orta Çağ Gecesi” ve “Vltava Tekne Turu”, şehir merkezinde gerçekleştirildiği için, bu programlara katılmayan misafirlerimizin merkeze transferlerini sağlayabilmekteyiz. Ancak Budapeşte’de düzenlenen Macar Gecesi için şehir merkezine özel transfer imkânımız bulunmamaktadır. Bu etkinliğe katılmak istemeyen misafirlerimiz, akşam yemeği için taksiyle merkeze gidebilir; dilerlerse otel restoranını veya otel çevresindeki alternatifleri değerlendirebilirler.

2

2. GÜN: BUDAPEŞTE – SZENTENDRE – ESTERGON – BRATİSLAVA

Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Budapeşte’den ayrılıyor ve Tuna kıyısında kurulmuş, her köşesi sanatla örülü Szentendre’ye doğru yol alıyoruz. 17. yüzyılda Balkanlardan gelen Sırp ve Güney Slav topluluklarının yerleşmesiyle şekillenen bu kasaba, barok cepheli evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve kiliseleriyle Macaristan’ın en karakteristik kültür adacıklarından biridir. Yüzyıllar boyunca ressamların, heykeltıraşların ve zanaatkârların ilham kaynağı olmuş Szentendre’nin dar sokaklarında dolaşırken, hem Ortodoks hem Katolik geleneklerinin izlerini taşıyan mimariyi hisseder, butik sanat galerileri ve atölyeler arasında keyifli bir serbest zaman geçiririz. Macar el sanatlarının en güzel örnekleriyle birlikte ünlü Szentendre sıcak çikolatasını tatma imkânı da bu ziyaretin vazgeçilmezlerindendir. Ardından Szentendre’den ayrılarak, Tuna’nın kıvrımları boyunca ilerleyen Macaristan’ın en tarihî rotası üzerinde Estergon’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Tuna’nın iki yakasını kontrol eden konumuyla Orta Çağ’da Macar Krallığı’nın taç giyme ve dinî yönetim merkezi olan Estergon (Esztergom), Macarların Hristiyanlığı kabul ettiği 1000 yılından bu yana ülke tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Kent, hem Aziz István’ın (Macaristan'ın ilk kralı) doğum yeri olması hem de Orta Çağ’da Latin Hristiyan dünyasının Doğu’ya açılan en önemli piskoposluk merkezlerinden biri olması nedeniyle Avrupa tarihine yön veren şehirlerden biridir. 1543 yılında Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından fethedilen Estergon Kalesi ise yüzyıllar boyunca Osmanlı–Habsburg mücadelesinin en kritik ileri karakollarından birine dönüşmüştür. Bugün kalenin bulunduğu tepede yükselen Estergon Bazilikası, yalnızca Macaristan’ın en büyük kilisesi değil; aynı zamanda Orta Avrupa’nın en görkemli klasik mimari yapılarından biridir. Estergon turumuzun ardından güzergâh üzerinde uygun bir tesiste öğle yemeği molası veriyor ve eski Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun kuzey kanadını temsil eden, bugün ise kişi başına düşen millî geliriyle Avrupa’nın refah düzeyi en yüksek şehirlerinden biri kabul edilen Slovakya’nın başkenti Bratislavaya doğru ilerliyoruz. Bratislava, yüzyıllar boyunca Tuna ticaretinin kontrol noktalarından biri olmuş; Habsburg döneminde ise 150 yıl boyunca Macar Krallarının taç giyme şehri olarak önemli bir rol üstlenmiştir. Şehre varışımızın ardından aracımızdan inerek Orta Avrupa’nın bozulmamış yerleşim dokusunu koruyan eski kent merkezinde yürüyüş turumuza başlıyoruz. Turumuz sırasında: Tuna’ya hâkim tepede kurulu, 9. yüzyıldan beri bölgenin savunma merkezi olan Bratislava Kalesi, Barok ve klasisizmin birleştiği ihtişamlı Parlamento Binası, Macar krallarının taç giydiği Gotik üsluptaki St. Martin Katedrali, Mozart’ın 6 yaşında konser verdiği tarihî konut, Napolyon döneminin diplomatik görüşmelerine ev sahipliği yapan Primate Sarayı, 19. yüzyılda Habsburg kültürel yaşamının incisi sayılan Slovak Devlet Tiyatrosu gibi önemli yapıları görüyoruz. Bratislava sokaklarının sembolü hâline gelmiş dünya çapında ünlü şehir heykelleri—“Dikizleyen Adam” (Cumil), Fransız Askeri, Bratislava sokaklarında nezaketi, zarafeti ve her daim şık giyimiyle tanınan nazik bir centilmen “Schöner Náci” ve diğerleri—şehir atmosferine neşe katan modern sanat örnekleridir ve yürüyüşümüz sırasında karşımıza çıkacaktır. Turumuzu tamamladıktan sonra akşam yemeği, gezinti ve alışveriş için serbest zaman veriyor; belirlenen saatte yeniden bir araya gelerek otelimize transfer oluyoruz. Konaklama Bratislava’daki otelimizde.

3

3. GÜN: BRATİSLAVA – VİYANA

Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Bratislava’dan ayrılıyor ve kısa bir yolculukla, Avrupa tarihinin en görkemli sahnelerinden birine ev sahipliği yapmış Viyana’ya ulaşıyoruz. Habsburg Hanedanı’nın tam 640 yıl boyunca hüküm sürdüğü bu aristokrat başkent, yalnızca Avusturya’nın değil, imparatorluğun dört bir yanından gelen kültürlerin birleşerek oluşturduğu kozmopolit bir merkezdi. Mozart’tan Beethoven’a, Haydn’dan Strauss’a kadar Batı müziğinin büyük isimleri bu şehirde eserlerini vermiş; Ringstrasse boyunca dizilen saraylar, kiliseler ve devlet binaları Viyana’yı adeta Avrupa’nın mimarlık atlasına dönüştürmüştür. Panoramik şehir turumuza başlarken, Viyana’nın kültürel hafızasını şekillendiren yapılarla karşılaşıyoruz. Gustav Klimt’in öğrencilik döneminden itibaren bağlı olduğu ve modern sanat akımlarının doğduğu mekânlardan biri olan Uygulamalı Sanatlar Akademisi, 19. yüzyıl konser geleneğinin canlı tutulduğu Kursalon, Atatürk’ün 1918’de kaldığı Bristol Hotel, Avrupa’nın en önemli opera sahnelerinden Viyana Devlet Operası, neo-klasik mimarisiyle Parlamento, gotik görkemiyle Belediye Sarayı (Rathaus) ve dünyanın en eski üniversitelerinden biri olan Viyana Üniversitesi panoramik tur sırasında görülecek önemli yapılardır. Bu bölge, 19. yüzyıl Viyana’sının kültürel ve siyasal gücünün adeta bir açık hava temsilidir. Panoramik turun ardından aracımızdan Maria Theresia Meydanında iniyor ve yürüyüş turumuza başlıyoruz. Meydanın iki yakasında karşılıklı duran Sanat Tarihi Müzesi ile Doğa Tarihi Müzesi, Habsburg koleksiyonculuğunun doruk noktası sayılır. Bu yapılar yalnızca müze değil, aynı zamanda Avrupa’daki imparatorluk temsili mimarisinin en rafine örnekleridir. Ardından Viyana'nın yüzyıllar boyunca güç merkezi olan Hofburg Sarayını görüyoruz; bu geniş saray kompleksinde Habsburgların kışlık ikametgâhı, İmparatorluk Şapeli, Ulusal Kütüphane ve Sisi Müzesi gibi bölümler bulunur. Yürüyüşümüzü Viyana’nın kalbi kabul edilen, hem Gotik hem de modern sanat anlayışını yansıtan Aziz Stefan Katedralinde sonlandırıyoruz. 136 metre yüksekliğe ulaşan güney kulesi, Orta Çağ’dan beri şehrin siluetini belirleyen en önemli yapılardan biridir. Bu görkemli yapının önünde vereceğimiz serbest zaman, Viyana’nın tarihî merkezinin ruhunu daha yakından hissetme imkânı sunacaktır. Öğle yemeği, gezinti ve alışveriş için ayrılacak serbest zamanın ardından aracımızla tekrar buluşuyor ve modern Viyana’nın en dikkat çekici yorumlarından biri olan Hundertwasserhausa gidiyoruz. Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanan bu renkli ve organik sanat kompleksi, düz çizgilere karşı çıkan özgün mimarisi ve doğayla uyumlu yapısıyla Viyana’nın çağdaş yüzünü temsil eder. Burada çeşitli hediyelik eşyaları inceleme fırsatımız olacaktır. Turumuz, barok mimarinin Viyana’daki en zarif örneklerinden biri olan Belvedere Saray Kompleksi ile devam ediyor. 17. ve 18. yüzyıllarda Savoy Prensi Eugen’in yazlık sarayı olarak yaptırılan bu kompleks, Yukarı ve Aşağı Belvedere yapılarından oluşur ve bugünkü ünlü bahçeleri Fransız peyzaj geleneğinin en estetik düzenlemeleri arasında kabul edilir. Ardından İmparator Leopold döneminde yaptırılan ve Habsburgların yazlık ikametgâhı olan Schönbrunn Sarayını panoramik olarak ziyaret ediyoruz. Maria Theresia’dan Franz Joseph’e kadar birçok imparatorun yaşam alanı olan bu saray, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndedir ve Avusturya İmparatorluğu’nun ihtişamını en iyi yansıtan yapılardan biridir. Günün sonunda şehir merkezine dönüyor ve Viyana’nın mağaza, kafe ve restoranlarıyla ünlü Mariahilferstrasse caddesinde akşam yemeği ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz. Daha sonra otelimize transfer oluyoruz. Konaklama Viyana’daki otelimizde. NOT: Arzu eden misafirlerimiz, rehberimizin yönlendirmesiyle Viyana’nın dünya çapında ünlü klasik müzik konserlerinden birine katılabilirler. Şehirde her yıl milyonlarca ziyaretçinin ilgi gösterdiği bu konserler, Viyana deneyimini unutulmaz kılan etkinliklerin başında gelir.

4

4. GÜN: VİYANA – CESKY KRUMLOV – PRAG

Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Viyana’dan ayrılıyor ve Orta Avrupa’nın tarih boyunca ticaret yollarını birbirine bağlayan güzergâhlarından birini takip ederek Çekya yönünde ilerliyoruz. Avusturya kırsalının yemyeşil vadileri, üzüm bağları ve tarihi çiftliklerle bezeli manzaraları eşliğinde yaptığımız yolculukta kısa bir ihtiyaç molası verdikten sonra, öğle saatlerine doğru Güney Bohemya’nın incisi olarak bilinen Český Krumlov’a ulaşıyoruz. 13. yüzyılda Vltava Nehri’nin kıvrımları üzerine kurulan Český Krumlov, Gotik dönemden Rönesans’a ve Barok’a uzanan mimari üslupların neredeyse bozulmadan günümüze ulaşmasıyla Orta Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ yerleşimlerinden biridir. Bir dönem Rosenberg, Eggenberg ve Schwarzenberg ailelerinin yönetimi altında gelişen bu kasaba, Güney Bohemya’nın kültürel ve ekonomik merkezlerinden biri hâline gelmiş; 1992 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine alınarak Avrupa’nın kültürel hazineleri arasında özel bir yer edinmiştir. Şehri tepeden kuşatan ve Avrupa’nın en büyük ikinci kale kompleksi olan Český Krumlov Kalesi, Bohemya soylularının gücünü ve zenginliğini yansıtan görkemli bir yapıdır. Kalenin avlularında dolaşırken Orta Çağ duvar fresklerini, Rönesans dönemi süslemelerini, Barok kuleyi ve Eggenberg Hanedanı’nın izlerini taşıyan mimari ayrıntıları görürüz. Kalenin teraslarından Vltava Nehri’nin kasabayı kuşatarak oluşturduğu dairesel manzarası ve kırmızı çatılı evlerden oluşan panoraması, buranın “masalsı” olarak anılmasının nedenini gözler önüne serer. Ziyaretimizin ardından kasabanın dar sokaklarında dolaşmak, ahşap kepenkli evlerin ve meydanların arasında Orta Çağ ruhunu hissetmek, küçük kafelerde öğle yemeği almak ve Bohemya’ya özgü kristal, garnet taşları ve el yapımı hediyelikleri incelemek üzere keyifli bir serbest zaman veriyoruz. Serbest zaman sonrasında Český Krumlov’dan ayrılıyor ve Serbest zaman sonrasında Český Krumlov’dan ayrılıyor ve Bohemya ormanlarının kıvrımlı yolları arasında ilerleyerek Prag’a doğru yol alıyoruz. Prag, yalnızca Orta Avrupa’nın değil, tüm kıtanın kültürel hafızasında özel bir yere sahiptir. “Altın Şehir”, “Yüz Kuleli Şehir”, “Masal Şehri” ve “Avrupa’nın Kalbi” gibi unvanlarla anılmasının nedeni, Gotik’ten Rönesans’a, Barok’tan Art Nouveau’ya kadar tüm mimari dönemlerin olağanüstü bir uyum içinde şehri süslemesidir. 9. yüzyılda Přemysl Hanedanı’nın kalesi etrafında şekillenen Prag, Orta Çağ boyunca Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nun taç giyme merkezlerinden biri hâline gelmiş, XIV. yüzyılda İmparator IV. Charles döneminde Avrupa’nın en önemli bilim, sanat ve ticaret merkezine dönüşmüştür. Vltava Nehri’nin iki yakasına yayılan bu büyüleyici başkent, taş köprüleri, kulelerle bezeli silueti, sarayları ve meydanlarıyla adeta zamanın durduğu bir masal atmosferi sunar. Erken akşam saatlerinde şehre varıyor ve otelimize yerleşiyoruz. Kısa bir dinlenmenin ardından arzu eden misafirlerimizle birlikte isteğe bağlı Orta Çağ Gecesi programı için otelden ayrılıyoruz. Prag’ın eski kent merkezinde, 400 yıllık tarihi bir yapıda gerçekleştirilen bu özel gecede; limitsiz şarap ve/veya Çek birası eşliğinde yerel mutfağın seçkin tatlarını deneyimliyor, zengin görsel şovlarla renklendirilen bir atmosferin keyfini çıkarıyoruz. Dansçı esir kızların masalara eşlik ettiği, ateş dansçılarının, korsanların ve orta çağ karakterlerinin salon içinde dolaştığı bu sürprizlerle dolu eğlence yaklaşık 2,5 saat sürmektedir. Prag deneyimini unutulmaz kılan bu keyifli geceyi kaçırmamanızı öneririz. Programın ardından otelimize dönüyoruz. Konaklama Prag’daki otelimizde. NOT: Orta Çağ Gecesi’ne katılmak istemeyen misafirlerimiz, aracımızla şehir merkezine giderek akşamı serbest şekilde değerlendirebilir; program bitiminde yine aracımızla otele dönebilirler.

5

5. GÜN: TAM GÜN PRAG

Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Prag’ı keşfetmeye panoramik şehir turumuzla başlıyoruz. Şehir Müzesi, Tarihi Tren Garı, Ulusal Müze, Devlet Opera Binası ve Wenceslas Meydanı görülerek yapılacak panoramik şehir turumuzla başlıyor ve kentin efsanelerle harmanlanmış hikâyesinin başladığı Vişehrad Kalesine ulaşıyoruz. Şehrin, 10. yüzyılda kurulduğu bölgede, kale içerisinde, kentin kuruluş efsanelerine tanıklık eden heykelleri ve Aziz Peter ve Paul Bazilikasını ilgili anlatımlar eşliğinde görerek, kale surlarında, Vltava Nehrinin doyumsuz panoramik manzaraları eşliğinde kısa bir sabah yürüyüşü yapıyoruz. Ardından Vişehrad Kalesinden ayrılıyor ve Bohemya Krallarına, Kutsal Roma-Cermen İmparatorlarına ve Çekoslovakya Cumhurbaşkanlarına ev sahipliği yapmış olan Prag Kalesi’ne ulaşıyoruz. Burada başlayacak yürüyüş turumuzda, Eski Kraliyet Sarayı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve şehrin gotik başyapıtı, 1344’te yapımına başlanan ve altı yüzyılda tamamlanan St. Vitus Katedralini görüyoruz. Ardından St. George Bazilikası Wallenstein Sarayı gibi yapılar görülerek, Malá Strana (Küçük Mahalle) üzerinden Charles Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Üzerinde 30 aziz heykeli bulunan bu 14. yüzyıl köprüsünde ilgili anlatımlar eşliğinde fotoğraf molaları veriyoruz. Eski şehir bölgesine geçtiğimizde, Johannes Kepler’in Evi, 12 Havari gösterileriyle ünlü Astronomik Saat Kulesi, Eski Şehir Meydanı ve çevresindeki tarihî yapıları görüyoruz. Turun bu bölümünün ardından öğle yemeği ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz. Çek Cumhuriyeti’nin ünlü granat taşları ve Bohemya kristalleri ilginizi çekecek özel ürünler arasındadır. Serbest zaman sonrası yürüyüş turumuza devam ediyor ve Týn Kilisesi, Jan Hus Heykeli, sosyalizmin 1948’de ilan edildiği Kinsky Sarayı ve St. Nicolas Kilisesini görüyoruz. Ardından Vltava Nehri’ne doğru ilerleyerek, Yahudi nüfusuyla bilinen Josefov Mahallesi, bugün Çek Hükümeti tarafından kullanılan Straka Akademisi, Stefaniküv, Manes ve Cechuv köprülerini görerek şehir turumuzu tamamlıyoruz. Turumuzun ardından arzu eden misafirlerimizle isteğe bağlı Vltava Nehri Tekne Turuna katılıyoruz. Açık büfe yemekli ve limitli içkili bu turda, Vltava’nın şehri ikiye bölen suyollarını, kanalları ve yükselip alçalan havuz sistemlerini deneyimliyoruz. Charles Köprüsü’nün altından geçerken dilek tutmak, Prag ziyaretlerinin eğlenceli geleneklerinden biridir. Bu keyifli yolculuk yaklaşık 2 saat sürecektir. Programın ardından otelimize dönüyoruz. Konaklama Prag’daki otelimizde. NOT: Vltava Nehri Tekne Turu’na katılmak istemeyen misafirlerimiz, bu zamanı şehir merkezinde akşam yemeği de alarak, serbestçe değerlendirebilir; tur bitiminde aracımızla otele dönüş yapabilirler.

6

6. GÜN: PRAG – TEREZİN KAMPI – KARLOVY VARY – İZMİR

Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Prag’dan ayrılıyor ve kısa bir yolculukla Terezín şehrine ulaşıyoruz. II. Dünya Savaşı dönemine ait en özgün kamplardan biri olan Terezín Kampı’nın hapishane olarak kullanılan Küçük Kale bölümünü ziyaret ediyoruz. Kadın ve erkek koğuşları, sorgu odaları, SS askerlerine ait kışlalar ve kampın Nazi Almanya’sı döneminde inşa edilen bölümlerini, tarihî gerçeklikleri yansıtan anlatımlar eşliğinde geziyoruz. Oscar ödüllü Hayat Güzeldir ve Piyanist filmlerinin bazı sahnelerine ev sahipliği yapmış bu kamp, Avrupa tarihinin en dramatik yüzünü çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Terezin ziyaretimizin ardından, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa aristokrasisinin ve devlet adamlarının gözde sayfiyesi olan Karlovy Vary’ye doğru hareket ediyoruz. Eşsiz doğası ve zarif mimarisiyle ünlü bu şehrin yürüyüş turuna, Atatürk’ün 1918’de tedavi amacıyla konakladığı Rudolf’s Hof Otelini görerek başlıyoruz. Ardından kentin yeşillikler içindeki görkemli konaklarını, Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’ne ev sahipliği yapan Grandhotel Pupp’u, Çar Petro, Goethe, Beethoven gibi dünya tarihinin önemli isimlerinin kaldığı evleri görüyoruz. Turumuzu şehrin karakteristik termal kolonadlarını (galerilerini) ziyaret ederek tamamlıyoruz. Verilecek serbest zamanda, Çek mutfağının yerel tatlarını deneyebilir; kristal, porselen, kehribar, granat taşları ve geleneksel Çek hediyeliklerini satan mağazalarda alışveriş yapabilirsiniz. Serbest zaman sonrası Karlovy Vary’den ayrılarak Prag Havalimanı’na transfer oluyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından SunExpress Havayolları’nın 21:40 seferiyle İzmir’e hareket ediyoruz. Yerel saatle 01:15’te İzmir’e varışımızın ardından, siz değerli misafirlerimizle bir sonraki Turcemre Travel organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.

Hareket Tarihleri

15 Ağu 2026
Dönüş: 20 Ağu 2026

Paylaş

Kişi başı
949 EUR
Rezervasyon Yap

Web sitemizde deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası sayfamızı inceleyebilirsiniz.